GÜLCAN KIŞ: “TORBA YASAYLA ÜLKE YÖNETİLMEZ

CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ KIŞ, “HER TORBA YASADA YETKİ ANKARA’DA TOPLANIYOR, SORUMLULUK BELİRSİZLEŞTİRİLİYOR. YEREL YÖNETİMLERİN, YURTTAŞIN VE SEÇİLMİŞ İRADENİN ALANI SİSTEMATİK BİÇİMDE DARALTILIYOR” DEDİ.

(YETİŞ HALK HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

 CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, komisyonda görüşülen Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne sert eleştiriler yöneltti. Kış, konut, çevre, mülkiyet, denetim ve yerel yönetimlere ilişkin birçok başlığın aynı torba içinde düzenlenmesini “merkeziyetçi, sorumluluktan kaçan ve seçilmiş iradeyi zayıflatan bir siyasi tercih”olarak niteledi.

 Komisyondaki konuşmasında torba yasa pratiğinin artık bir istisna değil, kalıcı bir yönetim yöntemi haline geldiğini vurgulayan Kış, “Her torba yasada yetki Ankara’da toplanıyor, sorumluluk belirsizleştiriliyor. Yerel yönetimlerin, yurttaşın ve seçilmiş iradenin alanı sistematik biçimde daraltılıyor” dedi.

 Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor

 Teklifte sosyal konut ve yeni yerleşim alanları gerekçesiyle acele kamulaştırmanın olağan bir uygulamaya dönüştürüldüğüne dikkat çeken Kış, acele kamulaştırmanın ancak savaş, afet ve zorunlu hallerde başvurulabilecek istisnai bir yöntem olduğunu hatırlattı.

“500 bin konut vaadine yetişmek için olağanüstü yetkileri olağan hale getiriyorsunuz” diyen Kış, mülkiyet hakkının idari takvimlere ve siyasi hedeflere göre askıya alınamayacağını vurguladı.

 TOKİ’ye miras yetkisi: Hukuk değil tahsilat esas alınıyor

 Teklifte TOKİ’ye verilen yetkilerin de ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Kış, mirasçılık gibi yargısal güvence gerektiren bir alanda idarenin tek taraflı yetkilendirilmesini eleştirdi. TOKİ’nin doğrudan alacaklı konumda olduğuna işaret eden Kış, “Yargı denetimi zayıflatılıyor; hukuk devleti ilkesi yerine tahsilat öncelikli bir anlayış getiriliyor” değerlendirmesinde bulundu.

 Kartalkaya uyarısı: Yetki var, sorumluluk yok

 Yangın güvenliği ve denetim başlıklarında getirilen düzenlemelere de değinen Kış, Kartalkaya’daki yangın faciasını hatırlatarak, “Yetkinin parçalandığı, sorumluluğun belirsizleştiği bir sistemde herkes yetkili oluyor ama kimse hesap vermiyor” dedi. Kış, can güvenliği gibi hayati bir konuda hesap verebilirliğin ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

 Deprem gerçeği ve jeoloji mühendisleri

 Teklifin deprem gerçeğiyle bağdaşmadığını da belirten Kış, zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin jeoloji mühendislerini ve mevcut bilimsel denetim sistemini dışladığını söyledi. “Depremlerde binlerce can kaybetmiş bir ülkede yapılması gereken bilimi ve mühendisliği güçlendirmektir; bu düzenleme ise meslek alanlarını tasfiye ediyor” diyen Kış, bu yaklaşımın yapı güvenliğini ve kamu yararını riske attığını ifade etti.

 “Asıl niyet 17’nci maddede açıkça görülüyor”

 Teklifin geneline ilişkin değerlendirmelerinin ardından 17’nci maddeye özel vurgu yapan Kış, bu maddenin teknik değil, doğrudan siyasi bir düzenleme olduğunu söyledi. 17’nci maddeyle belediyelerin ve belediye şirketlerinin şirket kurma, ortak olma, kooperatif kurma ve hisse edinme faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını hatırlatan Kış, “Bu bir denetim düzenlemesi değildir; açık bir izin rejimidir” dedi.

 Mevcut mevzuatta belediyelerin şirket kurma yetkisinin açıkça tanımlı olduğunu belirten Kış, daha önce yargı tarafından reddedilen bir uygulamanın bu kez kanun yoluyla geri getirilmeye çalışıldığını ifade etti. “Kriteri olmayan, sınırı olmayan bu yetki keyfiliğe ve siyasallaşmaya açıktır” diye konuştu.

 “Bu düzenleme CHP’li belediyeleri hedef alıyor”

 17’nci maddenin fiiliyatta hangi sonuçları doğuracağına da dikkat çeken Kış, “Hangi belediyeye izin verilecek, hangisine verilmeyecek? Bunun ölçütü kanunda yok” diyerek düzenlemenin sınırsız takdir yetkisi yarattığını vurguladı.

CHP’li belediyelerin kadın kooperatifleri, üretici birlikleri ve sosyal projelerle yurttaşın hayatına doğrudan dokunduğunu hatırlatan Kış, “Bu madde, sandıkta kaybedilen belediyeleri masada Saray iznine bağlama girişimidir” dedi.

 “Torba yasayla ülke yönetilmez”

 Konuşmasının sonunda teklifin bütününe karşı olduklarını net bir dille ifade eden Kış, “Biz denetime karşı değiliz; ancak sınırı, kriteri ve hukuki güvencesi olmayan bir izin rejimine karşıyız. Yerel yönetimleri adım adım işlevsizleştiren bu anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

 Kış, Cumhuriyet Halk Partisi olarak mülkiyet hakkını, can güvenliğini, meslek alanlarını ve seçilmiş iradeyisavunmaya devam edeceklerini belirterek,

“Bu torba yasa bu haliyle geçemez” dedi.

TERCAN’DA YARIYIL KARENE SEVİNCİ

KAYMAKAMIMIZ SAYIN NESLİHAN KISA DUMAN, 2025-2026 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI YARIYILININ SONA ERMESİ DOLAYISIYLA MAMAHATUN 17 ŞUBAT İLKOKULU’NDA DÜZENLENEN KARNE TÖRENİNE KATILDI. ÖĞRENCİLERİN KARNELERİNİ VERİP SEVİNÇLERİNE ORTAK OLDU

(TERCAN BÖLGE HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Erzincan’ın Tercan ilçesinde l, Neslihan KISA DUMAN 2025-2026 öğretim yılı birinci dönem karne törenine katılarak öğrencilere karnelerini verip sevinçlerine ortak oldu

 Kaymakam Neslihan KISA DUMAN, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı yarıyılının sona ermesi dolayısıyla Mamahatun 17 Şubat İlkokulu’nda düzenlenen karne törenine katıldı. Düzenlenen karne töreninde öğrencilerle yakından ilgilenen Kaymakam Kısa duman, sınıfları dolaşarak öğrencilere karnelerini dağıttı. Öğrencilerle sohbet eden ve başarılarından dolayı onları tebrik eden Kaymakam Kısa Duman “Eğitim, toplumun geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Öğrencilere tatilde bol bol dinlenmeleri ve kitap okumalarını tavsiye ederim. Öğretmenlere ve okul idaresine emeklerinden dolayı teşekkür ederim” dedi.

ERZİNCAN’DA ÖĞRETİM YARIYILI ZİLİ ÇALDI 41 BİN ÖĞRENCİ KARNE ALDI,

ERZİNCAN’DA 2025-2026 EĞİTİM ÖĞRETİM YARIYILI SONA ERDİ VE KENT GENELİNDE 250 OKULDA EĞİTİM GÖREN 41 BİN 2 ÖĞRENCİ KARNE ALMANIN MUTLULUĞUNU YAŞADI. ÖĞRENCİLER, ÖĞRETMENLERİ VE AİLELERİYLE BİRLİKTE TATİL HEYECANINA ADIM ATTI

ERZİNCAN’DA 41 BİN ÖĞRENCİ KARNE ALDI, VALİ HAMZA AYDOĞDU ERGAN DAĞI’NDA KAYAK VE KÖFTE EKMEK SÜRPRİZİYLE SEVİNDİRDİ.

(TERCAN BÖLGE HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Erzincan’da 2025-2026 eğitim öğretim yarıyılı sona erdi ve kent genelinde 250 okulda eğitim gören 41 bin 2 öğrenci karne almanın mutluluğunu yaşadı. Öğrenciler, öğretmenleri ve aileleriyle birlikte tatil heyecanına adım attı.

Kent genelindeki karne törenlerinin merkezi, Binali Yıldırım Ortaokulu oldu. Törene Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Belediye Başkanı Bekir Aksun, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, sendika temsilcileri ve öğretmenler katıldı. Protokol üyeleri, sınıflarda öğrencilerin karnelerini takdim ederek büyük sevinç paylaştı.

Vali’den Karne Hediyesi Sürprizi

Törende konuşan Vali Hamza Aydoğdu, öğrencilerin yıl boyunca gösterdikleri gayret ve emek için teşekkür etti. Aydoğdu, tatilin hem dinlenme hem de kişisel gelişim için fırsat olduğuna dikkat çekti. Öğrencilere ayrıca Ergan Dağı’nda kayak etkinliği ve köfte ekmek ikramı sözü vererek coşkuyu ikiye katladı.

“MİRAÇ, SORUMLULUĞU VE AHLAKI HATIRLATIR”

AKDENİZ BASIN BİRLİĞİ BAŞKANI HAYDAR COŞKUNFIRAT MİRAÇ KANDİLİ DOLAYISIYLA YAYIMLADIĞI MESAJDA BU MÜBAREK GECENİN; İNSANIN KENDİSİYLE, TOPLUMLA VE VİCDANIYLA YENİDEN BAĞ KURDUĞU ÖZEL BİR ZAMAN OLDUĞUNU VURGULADI. “MİRAÇ, SORUMLULUĞU VE AHLAKI HATIRLATIR”DEDİ

“MİRAÇ, SORUMLULUĞU VE AHLAKI HATIRLATIR”

Coşkunfırat Miraç  Hz. Muhammed’in Allah’ın huzuruna yükseldiği ve insanlığa önemli mesajlar bıraktığı kutlu bir yolculuk olduğunu inancın, sabrın ve teslimiyetin en yüce örneklerinden biridir. Bu mübarek gece, zorluklar karşısında umudu kaybetmememiz gerektiğini belirtiş

Miraç’ın yalnızca manevi bir yükseliş değil, aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk çağrısı olduğuna dikkat çeken  Coşkunfırat , “Bu anlamlı gece; adalet duygusunu, merhameti ve paylaşmayı büyütmemiz gerektiğini bizlere yeniden hatırlatmaktadır” dedi.

Toplumsal barışın ve birlikte yaşama kültürünün önemine vurgu yapan Coşkunfırat , “Farklılıklarımızı zenginlik olarak gördüğümüz, kimsenin ötekileştirilmediği bir toplum hedefiyle dayanışmayı güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Bu Anlamda  Miraç Kandili ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve esenlik getirmesini temenni ediyorum. Bu anlamlı gecenin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

AK PARTİ ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ SÜLEYMAN KARAMAN: SARIGÜL’E GÖNDERME “BİZ LAF DEĞİL, İŞ ÜRETİYORUZ”

AK PARTİ ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ SÜLEYMAN KARAMAN, GAZETECİLERİN GÜNÜNÜ KUTLAYARAK ERZİNCAN’IN 2025 VİZYONUNA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU. KARAMAN: “BİZ LAF DEĞİL, İŞ ÜRETİYORUZ”

(TERCAN BÖLGE HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Karaman açıklmasında “2025 Yılı değerlendirme toplantısında Ergan Dağı Kayak Merkezimizin bu güzel Mekânın da sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum.

AK Parti, laf değil iş üretenlerin partisidir. Bundan dolayı her alanda Türkiye büyük bir dönüşüm yaşamıştırBu toprakların evladı, kıymetli büyüğümüz Sayın Binali Yıldırım’ın ulaştırma başta olmak üzere her alanda Türkiye’ye kazandırdığı eserler de bu büyük yürüyüşün en somut örneklerindendir.

 Erzincan olarak kendisiyle her zaman gurur duyuyoruz. Buradan, Erzincan Ergan Dağı Kayak Merkezinden Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Başbakanımıza selam ve saygılarımızı iletiyoruz. Bizlerde milletvekilleri olarak, Ankara’da Erzincan’ın ve milletimizin sesi olmaya devam ediyoruz. Şehrimizin her meselesini yakından takip ediyor, yatırımların hızlanması taleplerin çözümü ve yeni projelerin hayata geçmesi için ilgili bakanlarımız ve tüm kurumlarla sürekli temas hâlinde çalışıyoruz. Erzincan’ın ne işi varsa, biz oradayız; takipçisiyiz. Laf değil iş üretiyoruz.

EMEKLİLERDEN YILIN YALANI ?  EMEKLİLERİMİZİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK

2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI MERSİN ŞUBESİ, ’YILIN YALANI EMEKLİYİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK SÖZÜDÜR’ DİYEREK OTURMA EYLEMİ GERÇEKLEŞTİRDİ. ŞUBE BİNASI ÖNÜNDE BİR ARAYA GELEN EMEKLİLER, GASP EDİLEN HAKLARINI GERİ ALANA KADAR MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEKLERİNİ BELİRTEREK; ’SÜRÜNME ÜCRETİNE HAYIR, İNSANCA YAŞAMA EVET’ SLOGANLARIYLA TALEPLERİNİ HAYKIRDI. ZENGİNE HAN HAMAM YOKSULA OT SAMAN

                BASINA ve KAMUOYUNA

Değerli basın çalışanları, siyasi parti  başkanları ve temsilcileri, demokratik  kitle örgütü ve sivil toplum kuruluşu başkanları  ve temsilcileri, değerli yol arkadaşlarım, 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi  adına selamlıyorum. Hoş geldiniz.

Zengine Han Hamam Yoksula Ot Saman

YILIN YALANI NEDİR?  EMEKLİLERİMİZİ ENFLASYONA EZDİRMEDİK

İktidar sözcüleri bir yandan  emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik diye yılın en büyük yalanını bıkmadan tekrarlıyorlar. Diğer yandan da emeklilerimizin zor durumunu biliyoruz, onları rahat ettirmek için bütçe olanaklarını sonuna kadar kullanacağız diyorlar.

CHP dün (9 Ocak 2026) emeklilerin sorunlarının tespiti için araştırma önergesi verdi.CHP,  asgari ücretin 39 bin liraya en düşük emekli aylığının da asgari ücret düzeyine çıkarılmasını  uzun zamandır dillendiriyordu. Araştırma önergesiyle ilgili açıklama yapan AKP sözcüsü İsmail Güneş dedi ki:Muhalefet partilerine sesleniyorum. İktidar olmak istiyorsanız emeklilerimize yerine getirmeyeceğiniz vaatlerde bulunmayın”. Ve gene bizi şaşırtmadılar, önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

TBMM deasgari ücret ve emeklilerin durumu için oturma eylemi yaparak 7/24 meclisi terketmeme eylemi yapan CHP ne ve diğer muhalafat partilerine sesimiz oldukları için selamlıyoruz. Hakkıkım olanı alana kadar mücadelemiz sürecek. Haklıyız kazanacağız.

Yani demek istiyor ki sayın vekil, emekçinin emeklinin dulun yetimin kadının çocuğun gencin kaderidir yoksulluk, hiç şikâyet etmeden yaşamalıdır bu kaderi.

Aslan payı ise holdinglere tarikatlara rantiyeye tefeciye dolar milyarderi ve milyonerlerinedir. Asgari Yaşam Olmaz

Bu iktidardan önce durum böyleydi zaten, bakın; 2002 yılından önce uygulanan neo-liberal politikalar ekseninde İMF programları uygulanıyordu. En düşük maaş alan emekli maaşı ile 4 çeyrek alabiliyorlardı. Şimdi ise 1 çeyrek alınabiliniyor. 3 çeyrek milyarderlerin cebine aktarıldı. Biz bu politikaları kabul etmiyoruz. Kayıplarımızı geri alana kadar da durmadan mücadele edeceğiz.

Tüm emeklileri dul ve yetimleri emeklilerin emekçilerin birliği için sendikamıza üye olmaya ve birlikte mücadeleye çağırıyoruz.

 İktidar dün en düşük emekli aylığının 21 bin olması için teklif getirdiğini açıkladı. En düşük emekli aylığı 21 bin lira olduğunda bile olması gerekenin ancak yarısına ulaşıyor. Bizler açlık sınırının 31.000 tl olduğu bir durumda sürünme ücretini kabul etmiyoruz.

               Sabredecek Hâl Kalmadı

İktidar geçen yıl bugünlerde,  emeklilerden, işçilerden, çiftçilerden, memurlardan, işsizlerden, evsizlerden, çocuklardan, gençlerden, kadınlardan, dullardan ve yetimlerden  sabır istedi. Yıl  boyunca da halkı yoksullaştırma, bir avuç holdingi abad etme programını zorla uyguladı.

Asgari ücreti 2026 yılı için 28 bin 75 TL  olarak belirlediler. TÜİK’in ısmarlama enflasyonu bile yüzde 31 olarak beklenirken artış yüzde 27’de kaldı. Geçen yıl da TÜİK’in ısmarlama enflasyonu yüzde 44,4 iken artış yüzde 30 olarak uygulanmış, üstelik bir yıl boyunca  başka artış verilmemişti. Asgari ücretliler bizim çocuklarımız ve torunlarımızdır, bu ücret sefalet düzeyidir kabul etmiyoruz. Asgari ücretlileri ve emeklilerienflasyona ezdirmedik masalına inanmadık. Kabul etmiyoruz.

Memur emeklilerine  yasanın açık hükmüne rağmen verilmeyen seyyanen zam hâla uygulanmadı. Seyyanen ilave ödeme davasına bakan  Ankara 9. İdare Mahkemesinin kararı da  henüz açıklanmadı. Anayasanın eşitlik ilkesine rağmen  gasbedilmiş hakkımızı alana kadar mücadelemiz sürecek.

Önce bir saptama yapalım, şu anda işsizliğe ve geleceksizliğe itilmiş gençlerimizden sonra toplumun en yoksulları emeklilerle onların dul ve yetimleridir. Emeklilerin hakları emekçi kimliklerine sıkı sıkıya bağlıdır, emekliliği sağlayan aktif çalışma yaşamıdır. Yaş haddi, iş göremezlik veya yeterli prim/gün sayısına ulaşan emekçi emekliliğe hak kazanır.Kişi  beden ve beyin gücünü harcayarak yıllarca üretmiş, ülkenin zenginliğine katkı sağlamıştır.Elbette ki emekliliğe hak kazanan emekçi, emekli olurken ustalığın tecrübenin zirvesindedir. Emekli olurken insanca yaşamaya yetecek  bir aylığı çoktan hak etmiştir.Bu aylık elbette ki asgari ücretin üzerinde olmalıdır.Çünkü asgari ücret tanımı gereği en azdır, geçici ve  kısa sürelidir.

  En Yüce Mertebe:Emekçi

Ülkeyi  sosyal hukuk Devleti ilkeleri yerine  şirket gibi yönetme anlayışı iktidar olmuşsa milyonlarca emekçi acı çeker, bir avuç azınlık bayram eder.Bu iktidar öncesinde kıdem tazminatı ev almaya, aylıkların üçte biri kirada oturmaya yeterdi. Şimdi kıdem tazminatı pul, aylıklar kiraya yetmez oldu.

  Yeniden Kamulaştırma

Ülkemiz yeteri kadar zengin, bu zenginlik dolar milyarderleri ve milyonerlerinin hesaplarında yatıyor.Onlardan bir defalığına servet vergisi alındığında emekçilerin yaşadığı ekonomik dar boğaz aşılır. Hâlâ borç-faiz ekonomisiyle düze çıkacağımız masalıyla bizi oyalamayın. Çözüm, tarım ve sanayi işletmeleri kurarak istihdam yaratmaktadır, dışa bağımlı hâle getirdiğiniz tarımı desteklemektedir, iflasa sürüklediğiniz esnafı, KOBİ’yi teşvik etmektedir.

Özelleştirilerek yerli ve yabancı tekellere peşkeş çekilen  kurumlar yeniden kamulaştırılmalıdır. Sağlık ve eğitim kamu eliyle parasız olmalıdır. Çocuklarımızın ve torunlarımızın istihdamı sadece kâr odaklı çalışan özel sektörün performansına bırakılamaz. Devlet tarımda ve sanayide istihdama öncelik veren, kamusal yararı ve toplumsal refahı önceleyen işletmeleri yeniden kurmak zorundadır.

Emekçi sabrı bilgeliği ve onuruyla güzel ülkemizde alnı ak başı dik olarak insanca yaşamak hakkımız vardır.

Emeklilerin sabrı ve bilgeliğiyle, ”Birlikte Üreten, Eşitçe Bölüşen Türkiye” idealimize ulaşmak için elimizden gelen tüm çabayı göstereceğimize dost da düşman da emin olabilir.

Taleplerimiz:

1.Emekli ve dul/yetim aylıkları insanca yaşamaya yetecek düzeye çıkarılması için acil seyanen zam yapılmalıdır . En düşük emekli aylığı en düşük memur aylığıyla eşitlenmelidir.

2.Asgari  ücret derhal 39.000 tl seviyesine çıkarılmalıdır.

3.Memur emeklilerine yasanın emredici hükmüne rağmen iki yıldır ödenmeyen seyyanen zamlar topluca ödenmelidir.

4.Konutsuz emeklilere, gelirlerine uygun ödemeli sosyal konutlar yapılsın, konut sahibi olana kadar kira yardımı sağlansın. Depreme dayanıksız konutlar uygun ödemeli krediyle sağlamlaştırılsın.

5.Anayasanın “Sendika Kurma Hakkı” ve “Toplu Sözleşme Hakkı” ile ilgili 51. ve 53. Maddelerine “Emekliler” veya Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.

6.Emeklilerin Statü Yasası çıkarılsın.

7.Tüm emekli aylıkları “asgari değil, insanca yaşam” ilkesine göre hükûmet ve emekli sendikası arasında yapılacak toplu sözleşme yoluyla belirlensin.

8.Aylık bağlama oranı (ABO) eskiden olduğu gibi yüzde 70 olsun.

9.Yıllardır savsaklanan İntibak Yasası derhal çıkarılsın.

10.İşçi, Memur ve Bağ- Kur emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilsin.

11.Bayram ikramiyesi adı altında yılda iki defa yapılan ikramiye ödemelerine banka emeklileri de dahil edilsin. Tüm emeklilere yılda dört defa birer aylık tutarında ikramiye ödensin.

Emekli aylığı promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.

Emekli aylıklarından alınan muayene, tedavi ve ilaç katkı payı kesintileri kaldırılsın.

14.Toplu taşıma araçlarında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.    2021 TÜM EMEKLİLER SENDİKASI MERSİN ŞUBESİ

TERCAN’DA KARLA MÜCADELE ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR.

ERZİNCAN’IN TERCAN İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN KAR YAĞIŞININ ARDINDAN BELEDİYE EKİPLERİ, ULAŞIMDA AKSAMA YAŞANMAMASI İÇİN KARLA MÜCADELE ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRÜYOR.

Tercan Belediyesi’ne bağlı kar timleri, ilçe genelinde tuzlama ve kar küreme çalışmalarına devam ediyor

Tercan Belediye Başkanı  Mehmet Yıkmaz Yaptığı açıklamada. Mahalle yolları ve yoğun kullanılan güzergâhlarda çalışmalarını sürdüren ekipler, kar yağışının günlük yaşamı olumsuz etkilememesi için yoğun mesai harcıyor. İş makineleriyle toplanan kar yığınları, kamyonlarla ilçe dışına taşınarak boşaltılıyor dedi.

Belediye yetkilileri, hava koşullarının takip edildiğini ve olası yeni yağışlara karşı ekiplerin hazır bekletildiğini belirterek, sürücülerden buzlanmaya karşı dikkatli olmalarını istedi.

VEFAT BAŞSAĞLIĞI

TERCAN EŞRAFLARINDA ESET BEDİRHANOĞLU HAKKA YÜRÜDÜ

 TERCANIN SEVİLEN, SAYILAN,  ATA-DEDE KOMŞUMUZ OLAN ESET BEDİRHANOĞLU HAKKA YÜRÜDÜ

CENAZESİ 12 OCAK 2026 PAZARTESİ GÜNÜ MERKEZ CAMİDE İKİNDİ NAMAZINI MÜTEAKİP, TERCAN AİLE MEZARLIĞINDA DEFİN EDİLECEKTİR

 TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ OLARAK BEDİRHANOĞLU AİLESİNE, AKRABALARINA, SEVENLERİNE-SEVDİKLERİNE, DOSTLARINA, , KOMŞULARINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYOR, ACILARINI PAYLAŞIYORUM

HAYDAR COŞKUNFIRAT

GAZETECİLER ZOR ŞARTLARDA GÖREV YAPIYOR”

AKDENİZ BASIN BİRLİĞİ BAŞKANI HAYDAR COŞKUNFIRAT, 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ DOLAYISIYLA BİR MESAJ YAYIMLADI. COŞKUNFIRAT, GAZETECİLİĞİN FEDAKÂRLIK GEREKTİREN VE MESAİ MEFHUMU OLMAKSIZIN 7/24 ESASINA DAYANAN BİR MESLEK OLDUĞUNU VURGULAYARAK, “GAZETECİLER ZOR ŞARTLARDA GÖREV YAPIYOR” DEDİ.

Coşkunfırat mesajında, gazetecilerin milletin gözü, kulağı ve sesi konumunda olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ülkemizde gazetecilere sosyal ve ekonomik haklar sağlayan ve Türk basını için bir dönüm noktası olan 212 sayılı yasa, 10 Ocak 1961 tarihinde kabul edilmiştir. Bu tarih, her yıl Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanmaktadır. Bilginin hızla çoğaldığı ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde, medya hayati bir öneme sahiptir. Sosyal medyanın da etkisinin artmasıyla gazetecilerimiz, toplumun doğru ve hızlı bir şekilde bilgilendirilmesi konusunda daha büyük bir sorumluluk üstlenmiştir.”

“GAZETECİLER ZOR ŞARTLARDA GÖREV YAPIYOR”

Gazetecilerin zorlu şartlar altında çalıştığını dile getiren Başkan Coşkunfırat, “Zor imkânlar içinde çalışan gazetecilerimiz, milletimizi hem ülke hem de dünya gündeminden haberdar etmekte; aynı zamanda yerli ve milli değerlerimizin benimsenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Ancak, dünyada en fazla tutuklu gazeteciye sahip ülke olarak basın özgürlüğü sıralamasında ne yazık ki son sıralarda yer alıyoruz. Yapılan araştırmalara göre, ülkemizde cezaevlerinde 100’ün üzerinde gazeteci bulunuyor. Bu, dünya genelindeki 170 tutuklu gazetecinin büyük bir kısmına tekabül etmektedir ve ülkemizi bu alanda birinci sıraya yerleştirmektedir,” dedi.

“Doğru ve Tarafsız Habercilik Demokrasiye Katkıdır”

Basının kamuoyunun haber alma hakkını savunma ve demokrasiyi güçlendirme noktasında kritik bir rol oynadığını ifade eden Coşkunfırat, “Tarihin her döneminde milletin sesi olan basın, doğru ve tarafsız gazetecilik anlayışıyla halkın haber alma hakkını savunmuş, birlik ve beraberliğimizi koruma görevini üstlenmiştir. İlimizde ve ülkemizde görev yapan basın mensuplarımızın bu görevi başarıyla yerine getirdiğine gönülden inanıyorum,” diye konuştu.

Coşkunfırat, “Ebediyete intikal eden basın mensuplarını rahmetle anıyor, zor şartlar altında görev yapan tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyorum.”

KAYMAKAM ARIKAN BU KÜLTÜREL MİRAS GELECEK NESİLLERE AKTARILMALI”

KEMALİYE KAYMAKAMI EMİRHAN ARIKAN, TARİHİ TOYBELEN KÖYÜ’NÜ ZİYARET EDEREK KÜLTÜREL MİRASI YERİNDE İNCELEDİ VE KORUNMASININ ÖNEMİNİ VURGULADI.

(TERCAN BÖLGE HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Kemaliye Kaymakamı Emirhan Arıkan, köy ziyaretleri programı kapsamında Toybelen (Gemürgap) köyünü ziyaret ederek köyün tarihi ve kültürel yapısını yerinde inceledi. Ziyarette, köyün geçmişten günümüze taşıdığı mimari ve kültürel değerler detaylı şekilde ele alındı.

Geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan Toybelen Köyü; taş mimarisi, tarihi çeşmeleri ve özgün yerleşim dokusuyla dikkat çekiyor. Ziyaret sırasında köyde bulunan tarihi evler, çeşmeler ve sokak dokusu tek tek incelenerek köyün korunması gereken kültürel mirası değerlendirildi.

“Bu Kültürel Miras Gelecek Nesillere Aktarılmalı”

Anadolu’nun kadim yaşam izlerini günümüze taşıyan tarihi evler ve çeşmelerin, Toybelen Köyü’nün kültürel hafızasını yansıtan önemli unsurlar olduğunu vurgulayan Kaymakam Emirhan Arıkan, bu mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Köy Halkıyla Samimi Sohbet, Gönül Köprüleri Kuruldu

Ziyaret sırasında köy halkıyla sıcak ve samimi sohbetler gerçekleştiren Kaymakam Arıkan, vatandaşlara nar ve portakal ikram ederek gönül köprüleri kurdu. Köy sakinlerinin taleplerini dinleyen Arıkan, devletin her zaman vatandaşın yanında olduğunu vurgulad