CHP ERZİNCAN MİLLETVEKİL A.ADAYI BÜLENT COŞAR’IN ÖZ GEÇMİŞİ

25 MAYIS 1974 YILINDA ERZİNCAN İLİ TERCAN İLÇESİNE BAĞLI KARAÇAY KÖYÜNDE MÜŞKİNAZ VE GAZİ ÇİFTİNİN DÖRT ERKEK ÇOCUĞUNDAN EN BÜYÜĞÜ OLARAK DOĞDUM. İLKOKUL EĞİTİMİMİ DOĞDUĞUM KÖYDE TAMAMLADIM. SONRAKİ EĞİTİM HAYATIMA, O YILLARDA ANKARA’DA YASAYAN ANNEANNEM VE DEDEMİN EVİNDE KALARAK DEVAM ETME ŞANSINA SAHİP OLDUM.

(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Bu dönemde her yaz köyümüze giderek okullar açılıncaya kadar ailemle yaşadım ve onlara köy işlerinde yardımcı oldum. Okullar açılınca da Ankara’da eğitimime devam ettim.

1991 yılında Ankara Mamak ilçesi sınırları içinde bulunan Tuzluçayır Lisesinden mezun olduktan sonra hayallerim arasında olan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesini kazandım ve dört yıllık eğitim sürecine başladım. Öğrencilik yıllarım sırasında çeşitli işlerde çalışarak aileme ekonomik destek sağladım. Bunlardan bir tanesi Anadolu Hayat Sigortası bünyesinde yaptığım bireysel emeklilik sigorta poliçeleri düzenleme alanındaki danışma hizmetidir. Bu çalışma bana ekonomik katkının yanı sıra,  kendime olan özgüvenimi güçlendirmeme ve insanlarla güvene dayalı ilişkiler kurabilme yeteneğimin ortaya çıkmasını sağlamıştır. 

1995 yılında Ziraat Mühendisi unvanı ile diplomamı aldım. Kısa bir süre sonra Ankara merkeze bağlı Bergiz Tarım ve Hayvancılık isimli bir firmanın hayvancılık alanındaki sorumlu mühendisi olarak iş yaşamına adım atmış oldum. İki yıllık bir iş deneyimimden sonra yine hayallerimin arasında yer alan öğretmenlik mesleğinde de deneyim kazanmak ve Erzincan’a hizmet etmek için girişimlerde bulundum. 1997 ile 1999 yılları arasında Erzincan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Refahiye Kırkbulak ve Alacahan Mezrasında, daha sonra ailemin yakınında olmam gerektiğini düşünerek, Ankara’nın Ayaş ilçesi Hacı Osmanoğlu ilkokulunda öğretmenlik yaptım.

 Bu güzel ve öğretici öğretmenlik deneyimlerden sonra,  kurumlar arası nakil fırsatından faydalanarak 1998 yılı sonlarında Erzincan İl Tarım Müdürlüğü’nde Ziraat Mühendisi olarak göreve başladım. 1999 yılında o dönemlerde Adalet Bakanlığı Adil Sicil Biriminde çalışan Özgül Erdem ile hayatımı birleştirdim. Evlilik sonrası eşimle beraber Erzincan’da yaşamaya karar verdik. Aynı yıl içerisinde, Çağlayan beldesindeki bir restorana yapılan ve nedeni hala ortaya çıkarılamayan bir silahlı saldırı sorasında misafirimiz olan kuzenim, eşim ve ben vücudumuzun çeşitli yerlerinden yaralar aldık. Özellikle benim uzun süre tedavi edilmem gerekti ve hala sağ kolumda adli tıp dilinde Brexal Plexsus Lezyon denilen kalıcı bir zedelenmenin izlerini ve rahatsızlıklarını taşıyorum. Halen engelli bir birey olarak yaşamıma devam ediyorum.

2001 yılında, şu anda İstanbul Teknik Üniversitesinde eğitimine devam eden kızımız Heval dünyaya geldi.

Zaten politik bilince sahip olan ve hep Cumhuriyet Halk Partili olan bir aileden geldiğim için Erzincan’da çalıştığım süre içerisinde KESK – Tarım Orkam – Sen, Atatürkçü Düşünce Derneği, Ziraat Mühendisleri Odası üyeliği ve merkez delegeliği görevlerinin yanı sıra toplum yararına kurulmuş olan birçok sivil toplum kuruluşu bünyesinde çalışmalar yaptım.  

Ayrıca 1999 yıllarında CHP Genel Sekreter Yardımcı ve Erzincan Milletvekili adayı olan dayım Avukat Kenan Coşar’ın seçim çalışmalarında aktif yer aldım.

 Erzincan ilimizdeki 10 yıllık bir çalışma yaşamı sonrasında 2005 yılında Balıkesir Edremit İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne tayin edildim. Halen bu görevime devam etmekteyim. Ayni yıl Balıkesir Ziraat Mühendisleri odası şube yöneticiliğine seçildim, yine KESK, Tarım ve Orkam-Sen Balıkesir şube yöneticisi olarak iki dönem görev yaptım.

2011 yılından başlamak üzere Ankara Üniversitesi Fen Bilimler Enstitüsünde Biyometri-Genetik Kürsüsünde lisansüstü eğitimimi tamamlayarak Ziraat Yüksek Mühendisi unvanını aldım. Yine bu yıllar içinde IPARD kapsamında kurulan Tarım Kırsal Kalkınma Kurumunun sınavını kazandım. Tercihlerimin arasında olmamasına rağmen, Ardahan İl Koordinatörlüğüne uzman olarak görevlendirildim. Oradan Erzincan ve Balıkesir Koordinatörlüklerinde görev yaparken sözleşmemin uzatılmaması nedeniyle eski görev yerim olan Edremit Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğüne geri döndüm. Edremit ilçesi başta olmak üzere Türkiye’nin birçok bölgesinde son yıllarda yaşanan çevre tahribatlarına karşı eylemlerde, söyleşilerde, Edremit Demokrasi Birleşenleri adına konuşmacı ve destekçi olarak katıldım. Bu nedenle hakkımda Devlet Memurları Kanuna göre,  yıldırma ve sindirme amaçlı bir takım idari cezalar verilmiş olup, daha sonra bunlar mahkeme kararlarıyla iptal ettirilmiştir.

2016 yılında Edremit Adliyesinin adli sicil bürosunda uzun yıllardan beri görev yapan ve KESK Büro Emekçileri Sendikası şube başkanı olan eşim Özgül Erdem Coşar’ın asılsız, kanıtı olmayan bir ihbar sonucu görevine son verilmiştir. Yasal yollarla yaptığımız başvurularla eşimin görevine geri döndürülmesi mücadelesine devam etmekteyiz.

İyi bir okuyucuyum ve orta derecede İngilizce biliyorum.  

CHP’DE ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLIĞINA KİMLER BAŞVURU YAPTI

CHP ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARI 2023 SEÇİMLERİ ÖNCESİNDE ARAŞTIRILIYOR. CHP’DE MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLIĞI BAŞVURULARI SONA ERDİ.

(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT

28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi hazırlığı yapan Cumhuriyet Halk Partisi’nde vekillik başvuruları sona erdi. Seçilebilecek yerlerden listelere girmek isteyen kişiler başvurularını yaptı.

CHP Erzincan milletvekili aday adayları kimler?

Şu ana kadar Erzincan CHP’den kesinleşmiş bir milletvekili aday listesi paylaşılmadı. Partinin üst düzeyden oluşan komisyonda adaylık için başvuran kişilerle görüşmeler yapılıyor. Görüşmeler sonucunda partinin hangi ilde kimi aday çıkaracağı belli olacak. Masaya CHP’nin sunacağı listede hangi illerde ittifak lehine aday gösterilmeyeceğinin kararı CHP lideri Kılıçdaroğlu’nda olacak

ERZİNCAN CHP’YE   BAŞVURU YAPAN VE ŞU ANA KADAR ADAY ADAYI OLDUĞU BELİRTİLEN İSİMLER

 1 BÜLENT COŞAR

2   İSMAİL ARSLAN

3   ALİ TERCAN

4   YALÇIN TANRIVERDİ

5   MEHMET DEMİR

6   TAMER GEYİK

7   ŞEVKİ AKDAĞ

8   ALİ EKBER KARTAŞ

9   AZİZ CANER AKKUŞ

10 YAŞAR KAYA

11 AYHAN DOĞAN

12 MEHMET ZEKİ TOSUN

13 İBRAHİM KUL

14 B DURSUN ALİ SÖNMEZ

15 ERDOĞAN ÖZYALCİN

16 VOLKAN  ÖZDEMIR

17 TANER ÖZDEMİR

18 ADNAN ÖLMEZTURK

19 MUHARREM IŞIK

TARSUS’TA EKMEK RAMAZAN AYI BOYUNCA 1 TL

MERSİN’İN TARSUS İLÇE BELEDİYESİ, HER YIL OLDUĞU GİBİ BU YIL DA RAMAZAN AYI BOYUNCA İFTAR SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ OLAN EKMEĞİ TARSUSLULARIN SOFLARINA 1 TL’DEN ULAŞTIRACAĞI KAYDEDİLDİ.
(YETİŞ HALKA HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Dar gelirli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik düzenli çalışmalar gerçekleştiren Tarsus Belediyesi, Ramazan ayı boyunca da bunu sürdüreceği ifade edildi.

Artan maliyetlere rağmen, vatandaşın bütçesine katkı sunmak adına ilk zamanlardan itibaren ekmek satışını en uygun fiyatlarda tutan Tarsus Belediyesi, Ramazan ayında halk ekmek fırınında 210 gram ekmeği 1 TL’den satacak.
Tarsus Belediye Başkanı Haluk Bozdoğan, Ramazan ayı boyunca her gün geliri olmayan ihtiyaç sahibi ailelere de askıda ekmek uygulaması ile ücretsiz ekmek dağıtılacağını vurguladı.
El değmeden üretiminin gerçekleştirildiği ekmeğe farklı bir boyut kazandırdıklarını kaydeden Bozdoğan, “Artan maliyetlere rağmen biz her zaman halkımızın yanında olacağız. 11 ayın sultanı Ramazan’ın coşkulu, duygulu ve bereketli ortamına hijyenik ve cep dostu ekmek sunarak, iftar soflarına misafir olacağız” dedi.

ALEVİLERDE NEWROZ ” YENİ BİR HAYATIN, YENİ BİR YAŞAMIN BAŞLANGICIDIR VE  HZ. ALİ’NIN DOĞUM GÜNÜDÜR


ALEVİLER, SULTAN NEWROZ DİYEREK O GÜNÜ HZ. ALİ’NIN DOĞUM GÜNÜ OLARAK ALGILAMIŞLAR. 9 GÜN ORUC TUTARLAR   CEM  YAPARLAR   LOKMA DAĞITIRLAR

 ALEVİLER NEWROZU  TEMELİNDE İNSAN-DOĞA İLİŞKİSİ İÇERİSİNDE YENİ HAYTIN VARLIĞI, BAŞLANGICI OLARAK, “VAHTEDİ VÜCUT”, “VAHDETİ MEVCUT” ANLAYIŞI OLARAK HAYATIN VARLIĞI, SÜREKLİLİĞİ İÇERİSİNDE CANIN, İNSANIN, YENİ GÜNÜN, SUYUN, ABI HAYAT ANLAMINDA İNANÇLAR İÇERİSİNE GİRMİŞ, BÜRÜNDÜRÜLMÜŞTÜR.

DERLEME (HAYDAR COŞKUNFIRAT) NEVRUZ ÖFKE VE ŞİDDETİN DEĞİL BARIŞIN BEREKETİDİR

21 Mart yeni bir hayatın, yeni bir yaşamın başlangıcıdır. Yeni bir günün, canın, can suyunun, hayat suyunun vücutla buluşmasıdır. Alevilerde geleneksel olarak doğa- insan arasındaki ilişki, canı incitmemek temelinde ele alınmıştır. Her canın, her nesnenin bir ruhu, aklı, iradesi olduğuna inanılır. “İncinsende incitme” bu demektir.


Alevilerin tarihinde önemli günlerde biride Newroz kutlamalarıdır. Halkların inançlarının temelini, doğa-insan ilişkileri belirlemişti. Tarihten gününüze kadar, Newroz çok geniş bir coğrafyada farklı kültürler ve farklı inançlar tarafından kutlamalara dönüşmüştür.

Aleviler, mevsimlerin döngüsü, bolluğun, bereketin, tohumun, hayatın yeniden; hava, ateş, su, toprakla buluşan, canın varlığı, sürekli yaşamın devri daimi olmuştur.

Su Alevilikte kutsaldır. 21 Mart, abı hayatın, suyun, canın da aslıdır. Yaşam su kıyısında başlamıştı. Yine tarihsel kökeninde Aleviliğe; hava, su, ateş, toprak inancı, 18 bin alem, 90 bin kelamla girmiştir. Newroz yeni bir hayatın içinde var olmuş Alevilerce günümüze değişik ritüellerle getirilmiştir.

Alevilikte Marifat kapısının simgedi sudur. Su arıdır, durudur, paktır. İsanın kendisini bilmesidir. İnsanın kendini bilmesi, kendini tanıması, Hakk’ı bilip, Hakk’ı tanımasıdır. Bir talip kendini bilirse kozmik evrenin sırlarını da bilir, tanır. Alevilkte gönül verme evrensel olarak suyun uzantısıdır. Evrenin, kozmik özellikleri suyla başlamıştı. Su kıyıları her zaman birer çekim merkezi olmuştu. Su, yaşamn kaynağıdır. Hayat suda başlamıştı. Mısır’da Nil, Çin’e Sarısu, Hindistan’da Ganj, Kafkasya’da Kuban, Anadolu’da Fırat ve Dicle, Dersim’de Munzur…

Alevi inancında, doğayla buluşan suyun egemeni Hızır inancıyla da özdeşleşmişti.

KIRGIN GÖNÜLLERE HUZUR, DALALETE BATMIŞ KALPLERE HİDAYET, VEREN BİR AYIDIR RAMAZAN AYI

DİYANET-SEN MERSİN ŞUBE BAŞKANI  AHMET GÖRGÜLÜ RAMAZAN AYI DOLAYISIYLA MESAJ YAYINLADI GÖRGÜLÜ YÜCE ALLAH ŞÖYLE BUYURMAKTADIR: RAMAZAN AYI, İNSANLARA YOL GÖSTERİCİ, DOĞRUNUN VE DOĞRUYU EĞRİDEN AYIRMANIN AÇIK DELİLLERİ OLARAK KUR’AN’IN İNDİRİLDİĞİ AYDIR RAMAZAN; HASTA GÖNÜLLERE ŞİFA, BEREKETLİ ELLERE HAYIR, KIRGIN GÖNÜLLERE HUZUR, DALALETE BATMIŞ KALPLERE HİDAYET, VEREN BİR AYIDIR.

(YETİŞ HALK  HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT 

   Aşırı arzu ve İhtirasları engelleyen, sabrı öğreten, nimetin kadrini bildiren, nefsi terbiye eden, mağfiret ve rahmet ayı Ramazanı Şerifi,  Perşembe  gününden itibaren idrak edeceğiz inşallah. Ramazan ayı fazilet bakımından nice güzelliklerin bahşedildiği mübarek bir zaman dilimidir. İnsanları karanlıklardan aydınlığa çıkaran, en doğru yola ileten ilâhî kelâm olan Kur’an-ı Kerim, bu ayda indirilmiştir.

        Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi bu ayda bulunmakta, İslam’ın beş esasından biri olan Oruç ibadeti de bu ayda yerine getirilmektedir. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. (Bakara, 185.) Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) Ramazan ayı ve faziletini şöyle bildirmiştir: “Ramazan öyle bir aydır ki, Allah gündüzleri oruç tutmayı farz ve gece ibadetini de nafile kılmıştır. Ramazan, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. Ramazan ihsan ve yardımlaşma ayıdır. Müminin rızkı bu ayda artar, bereketlenir. Ramazan ayı öyle bir aydır ki, evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennem ateşinden kurtuluştur.

       Ramazan ayı; ibadetlerin ve yardımlaşmanın yoğunlaştığı, nefislerin terbiye edildiği, fakirlerin yedirilip-içirildiği, görüp-gözetildiği, sevap ve mükafatın, af ve mağfiretin arttığı bir aydır. Bu ay; tutulan oruçları, kılınan teravihleri, okunan hatim ve mukabeleleri, iftar ve sahurları, dua, tövbe, zikir ve niyazları ile baştan sona bir feyz, rahmet, bereket ve ecir ayıdır. Peygamberimiz (s.a.s.)in ifadesiyle: Bu ay; cennet kapılarının açıldığı, Cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanların zincire vurulduğu bir zaman dilimidir.

         Ramazan; hasta gönüllere şifa, bereketli ellere hayır, kırgın gönüllere huzur, dalalete batmış kalplere hidayet, veren bir ayıdır. Mümin; Ramazan ayında oruç, zekat, sadaka, hayır, namaz, teravih, zikir, tövbe, istiğfar, Kuran okuma, mukabele ve vaazu nasihat dinleme, iftar verme, yoksullara yardım gibi güzel davranışlarla dinî hayatını düzene sokar. İslâmı yaşamanın huzuruna erer. Nefsini terbiye eder. Sabır ve metanetini sağlamlaştırır. Günahlarından temizlenir. Manevî gıdasını alır. Allahın rahmetine, mağfiretine ve affına mazhar olur. Ramazan ayı oruç, ibadet ve sabır ayıdır. Allah’ın rahmet ve bağış kapılarının açıldığı aydır. Sevgili Peygamberimiz, ramazan ayında içtenlikle yapılan dua, ibadet ve iyiliklerin Allah katında daha değerli olacağını yapılan duanın asla karşılıksız kalmayacağını bildirmektedir..

         Yüce Allahın rızasına ve sevabına nail olmak ,kötü ahlak ,çirkin davranış ve aşrı arzulardan arınmak için ramazan ayı bir fırsattır. Ramazan ayı takva sahipleri için bir kale ve güven ayı olmuştur.Bu ayda yıl boyunca işlenen bütün kötülüklerden ve çirkinliklerden arınılır. Oruç tutmakla yüce Allahın kendisine helal kıldığına bile yaklaşmayan bir mümin Allahın haram kıldığına hiç yaklaşabilir mi? Oruç ibadetinin yerine getirildiği zaman dilimi inanan insana ruhi bir eğitim mevsimi olur. Bu ruhi eğitimde başarılı olan müminler yalan söylemez, haksızlık yapmaz,ihanet etmez,sözünden dönmez,vadini bozmaz,iki yüzlülük yapmaz,gıybet iftira etmez.iyiliğe ve yardıma koşar,emin güvenilir ihlas sahibi bir insan olur.

 Bizler de Ramazan ayının kıymetini iyi idrak edelim. Ondan en iyi şekilde yararlanalım. Manevî nimetlerinden doya doya nasiplenelim. Nefis muhasebesi yapalım, İlâhî rahmetin deryasına koşalım. Gafletten, kötülüklerden, haramlardan kendimizi uzaklaştıralım. Kur’an ayında Kurana sarılalım, onu hayatımıza rehber edelim, ışıklı yolundan sapmayalım. Kur’an la aramıza konan engelleri kaldıralım. Onu okumaya anlamaya yaşamaya gayret edelim.

      İftar sofralarımıza konu komşu eş dost fakir gariban yetim ve kimsesizleri misafir edelim, Allah rızası için misafir ettiğimiz kardeşlerimizi tebessümle karşılayıp güler yüzle uğurlayalım.

                                 iftar sofralarımızı israf sofrasına dönüştürmeyelim,lüks otel ve lokantalarda değil fakir ve gariban insanların ulaşabileceği mekanlarda iftar edelim.Sofralarımızı öncelikli deprem olan illerden gelen kardeşlerimize    ülkemize gelen   mülteci kardeşlerimize açarak Ensarlık vazifemizi yapalım.Hem sofralarımızı hem de gönüllerimizi tüm insanlara açalım.

Hayatımızın her alanında var olan hazırlık elbette ki Ramazan ve Kur’an Ayı içinde olmalıdır.

 Sahur ve İftar sofraları için çarşı pazar ve alışveriş yerlerinde mutfakta ki dolaplarımızı doldurmak için yaptığımız hazırlığı , 

Depremden etkilenen gönül coğrafyamızın bir çok yerinde bir lokma ekmeğe ,bir yudum suya muhtaç    kardeşlerimiz için yapalım.

        Su olup yanan gönülleri kandıralım,mendil olup gözyaşı silelim,ilaç olup hastaları tedavi edelim… Duaların geri çevrilmediği rahmet ve bereketin ,affın rabbimizin lütfünün yeryüzüne yağmurlar gibi indiği bu kıymetli günlerde kendimize ,aile efradımıza anne ve babalarımıza tüm kardeşlerimizin huzuru barışı kardeşliği için dua edelim.

Yeryüzünün neresinde varsa kan ve gözyaşının son bulması için Allaha yalvaralım.Kardeşliğimizin kıymetini bilelim.Huzur ve güven içinde Ramazana kavuşmanın mutluluğunu tüm insanlarla paylaşalım. Huzur ve bereket dolu bir Ramazan ayı geçirmemiz ümidi ve duasıyla Allaha Emanet olun. Ramazanınız mübarek olsun…

İSMAİL ARSLAN’’ÇOK ÇALIŞACAĞIZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ VE KAZANACAĞIZ’’

BİR ÖNCEKİ ERZİNCAN CHP İL BAŞKANLIĞI YAPAN İSMAİL ARSLAN 28. DÖNEM ERZİNCAN MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI BAŞVURU YAPTI ARSLAN SÖZ VERİYORUM, ÇOK ÇALIŞACAĞIZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ VE KAZANACAĞIZ.

İsmail Arslan Tercan Bölge Haber Gazetesi Genel yayın yönetmeni Haydar Coşkunfırat’a yaptıgI açılamada Erzincan halkımızın temsilcisi olmak için çıktığımız bu yolun özgür, eşit, adil bir Türkiye için verdiğimiz mücadeleye güç katmak var gücümle çalışacağım dedi.

Erzincan CHP 28. Dönem Erzincan Milletvekili A. Adayı İsmail ARSLAN Sözlerini şöyle sürdürdü“Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun hak hukuk adalet yolunda yürüyüşünün zaferini 14 Mayıs’ta birlikte kutlayacağımızdan eminim. Başlıyoruz. Geliyor gelmekte olan, diyerek başlayacağımız bu  yolda birleşe birleşe kazanacağız.

SÖZ VERİYORUM , ÇOK ÇALIŞACAĞIZ, VAZGEÇMEYECEĞİZ VE KAZANACAĞIZ.

Arslan a. adayı olarak  Ezincan’ı  doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine tanıyan bilen biri olarak bu sorunları, çözümleriyle beraber sizinle istişare ederek meclise taşıyacağım. Söz veriyorum, çok çalışacağız, vazgeçmeyeceğiz ve kazanacağız dedi.

Bana şimdiden vermiş olduğunuz destek için teşekkür ediyorum.

. KEMALİYE ‘DE  ÖZLEM   KOKAN  MANİ YOLUNU

ERZİNCAN’IN KEMALİYE İLÇESİNDE OSMANLI DÖNEMİNDE GURBETE GİDEN EŞLERİNE ÖZLEM VE HASRET DİZELERİ DİZEN KADINLARIN SÖZLERİ MANİ YOLUNDA SERGİLENİYOR. MANİ YOLUNU GÖRMEK, MANİLERİ OKUMAK İÇİN YERLİ VE YABANCI BİNLERCE TURİSTİN AKIN EDİYOR.

Tabiat güzelliğiyle Doğu’nun cennete açılan kapısı olarak nitelendirilen eski adıyla Eğin yeni adıyla Kemaliye ilçe merkezinin üst tarafında bulunan Mani Yolu kadınların özlem ve hasretini dile getiriyor.

Osmanlı döneminde ilçenin erkeklerinin büyük bir bölümünün İstanbul’a gurbete gitmesi üzerine kadınların özlem ve hasret üzerine yazdığı dizelerin mani olduğu yolda, direklere asılan maniler ilgi görüyor.

Kemaliye’de bulunan vatandaşlar Mani Yolu’nu görmek için çok sayıda turistin geldiğini ifade ederek “Kemaliye, eski adı Eğin olduğu zamanlardan günümüze kadar gelmiş olan özlem, hasret kokan maniler. Osmanlı döneminde ülke genelinde ruhsatlı kasap olarak adlandırılan Eğinli kasaplar bu zaruretten dolayı ülke genelinde kesimler için memleketlerinde yavuklularını, çocuklarını, annelerini, nişanlılarını bırakıp giderlermiş. Uzun soluklu gidişlerinin ardından köylerinde yalnız kalan kadınlar da artlarından maniler yazıp yollarlarmış gurbete. ‘Ölür isem örtmeyesiniz yüzümü. Hasretim var yummam gözümü. Kabrime bir pencere koyun ki. Yârim gelirse göreyim yüzünü’ diyen kadınlarımız bu manilerle dertlerini, hasretlerini dillendirmişler. Bizde onların torunları olarak manilerimizi ilçemizin üst tarafına direklere astık.

GENÇ NEVRUZ  BARIŞIN BEREKETİDİR

TERCAN VE KÖYLERİ YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA DERNEK BAŞKANI GAZİ GENÇ NEVRUZ  BARIŞIN BEREKETİDİR

Tercan ve köyleri yardımlaşma dayanışma dernek Başkanı Gazi Genç Nevruz’un baharın gelişini, doğanın uyanışını müjdeleyen, umut dolu başlangıçların, bolluk ve bereketin simgesi olarak kabul edildiğini söyledi.

 Genç “Barışın ve umudun habercisi, güzel yarınlarımıza sevinç ve mutlulukla bakmamıza vesile olan Nevruz, birlik ve beraberliğimizi, huzurumuzu pekiştiren en önemli geleneğimiz olarak bizlere güven vermektedir. Bizler, dili, dini, mezhep ve inancı, etnik kökeni ve siyasi görüşü ne olursa olsun, aynı bütünün, aynı vatanın, aynı milletin mensuplarıyız” dedi.
GENÇ  Milletimiz, tarih boyunca birbirine sarsılmaz bağlarla kenetlenmiş, ortak sevinç, umut ve kederleri paylaşmıştır. Art niyetli kişilerin barışa gölge düşürmesine izin vermemiştir. Bu anlamda Nevruz Bayramı’nı kutluyor, umut dolu, huzurlu, sağlıklı, başarılı, bereketli, kardeşliğin, barışın ve hoşgörünün hakim olduğu bir gelecek temenni ediyorum. Nevruz Bayramınız kutlu olsun”  dedi

PÜLÜMÜR ZAĞGE  ŞELALESİ BAHARLA BİRLİKTE COŞTU

TUNCELİ-PÜLÜMÜR-ERZİNCAN KARAYOLU KENARINDA BULUNAN VE KENT MERKEZİNE YAKLAŞIK 40 KİLOMETRE MESAFEDE YER ALAN (ZAĞGE)ZENGİNPINAR ŞELALESİ YAĞIŞLARLA BİRLİKTE COŞTU.

(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT

Tunceli-Pülümür-Erzincan karayolu kenarında bulunan ve kent merkezine yaklaşık 40 kilometre mesafede yer alan (ZAĞGE )Zenginpınar Şelalesi, karların erimesi ve devam eden sağanak yağışlarla birlikte adeta coştu. Yanında kurulu bulunan tesisi ziyaret eden ve karayolunu kullanan vatandaşların dikkati çeken şelale, bembeyaz köpüklü sularıyla ziyaretçilerin ilgi odağı oluyor.

Yaz mevsimine kadar coşkunluğunu devam ettiren şelalenin en coşkun döneminde olduğunu dile getiren doğa fotoğrafçısı Muzaffer Akyüz, “Burası Tuncelililerin en çok uğradığı mekanlardan biri. Özellikle yol kenarında olması ayrı bir güzellik.

 Haziran ve temmuz aylarında kuruma noktasına kadar düşüyor. Fakat kar sularının erimesi ve yağmur sularının artması ile coşmuş durumda. İlerleyen zamanlarda maalesef kuruyacak. Şu an görsel şölen hat safhada. Gezilip, görülebilir bir yer. Yol kenarında olması da büyük bir avantaj ve turist çeken bir yer. Burası aynı zamanda ilimizin de su kaynağı. Kent merkezine buradan su iletimi de sağlanıyor” dedi.

NEVRUZ ÖFKE VE ŞİDDETİN DEĞİL BARIŞIN BEREKETİDİR

AKDENİZ BASIN BİRLİĞİ BAŞKANI HAYDAR COŞKUNFIRAT NEVRUZ BAYRAMI DOLAYISIYLA YAYINLADIĞI MESAJDA NEVRUZ, ÖFKE VE ŞİDDETİN DEĞİL, SEVGİ, HOŞGÖRÜ VE BEREKETİN SEMBOLÜ OLMALIDIR

Başkan Coşkunfırat “Nevruz, binlerce yıldır Asya’dan Balkanlara, Orta Doğu’dan Anadolu ‘ya kadar geniş bir coğrafyada yaşayanların ortak kültür zenginliğini oluşturmaktadır.

 Nevruz, bu büyük coğrafyada halkları birbirine bağlayan güçlü bir kültürel bağdır. Nevruz, her kültürle bağdaşabilen bir özelliğe sahiptir.

 Nevruz, öfke ve şiddetin değil, sevgi, hoşgörü ve bereketin sembolü olmalıdır. Bu duygularla, Nevruz Bayramı’nın barışa, kardeşliğe, sevgiye ve paylaşıma öncüsü olmasını diliyor, tüm halkımızın nevruz bayramını kutluyorum.