ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÜMİT ÖZDAĞ, KAYSERİ DEVELİ’DE CIVA FACİASININ YAŞANDIĞI ALTIN MADENİNE GİTTİ. İŞÇİLERİN CIVA İLE ZEHİRLENMESİNİN ARDINDAN FACİANIN ÜSTÜ KAPATILMAYA ÇALIŞILDI. ZAFER PARTİSİ OLAYIN EN BAŞINDAN BERİ TAKİPÇİSİ OLDU.
(YETİŞ HALK HABER)HAYDAR COŞKUNFIRAT
Özdağ: ‘’Kayseri Develi’de Kanadalı bir maden şirketi, Türk halkının sağlığını siyanürle riske atanken, çalışanlarını da cıva ile zehirliyor. Zafer Partisi olarak, Türk halkının kaynaklarını, Türk halkını zehirleyerek çalmanıza izin vermeyeceğiz!’’ dedi.
ZAFER PARTİSİ TÜRK HALKI YETKİ VERİRSE GEREKENİ YAPAR
‘’Biz Zafer Partisi olarak çevre meselelerini bir programda eşantiyon, süs gibi görmüyoruz. Vatansever olmak demek Atatürkçü, milliyetçi olmak demek. Atatürk’ün bıraktığı vatana sahip çıkmak demek. Vatanı gayrimenkul olarak görmemek, vatanı üzerinde yaşadığımız kutsal bir coğrafya olarak görmek. Ağacına da, insanalar da, hayvanlara da sahip çıkmak demek. Siz de şimdi kendi kendinize soruyorsunuz. Zafer Partisi bu konuda ne yapabilir zaten AKP iktidarı bütün bunları mümkün hale getiriyor ve onlar izin verdiği sürece bu devam eder. Seçimlerden sonra Zafer Partisi Türk halkı yetki verirse gerekeni yapar.’’
KANADALI BU FİRMAYLA, KANADA HALKI ÖNÜNDE HESAPLAŞACAĞIZ!
‘’Bizim yapacağımız başka bir şey daha olacak o da sizin şimdi Türkçe seyrettiğiniz görüntüleri altyazı ile İngilizceye çevireceğiz ve Kanada’nın bütün internet sitelerinde oynatacağız. Çünkü burada Kanadalı bir firma var. Bu Kanadalı firma Türk insanına yaptığını, Kanada’da Kanada insanına yapamıyor. Ne yazık ki AKP’nin yönettiği Türkiye’de hukuk önünde hesaplaşmak mümkün değil ama Kanada’da bu Kanadalı bu firmayla Kanada halkı önünde hesaplaşacağız.’’
GÜNÜMÜZDE BİRÇOK KİŞİ TARAFINDAN SEVİLEREK İÇİLEN KAHVE, GENELLİKLE KEYİFLİ ANLARDA TÜKETİLİYOR. GÜNDE 1-2 FİNCAN İLE BAŞLAYAN KAHVENİN HAZZIN ARTMASIYLA BERABER KİŞİDE BAĞIMLILIĞA YOL AÇABİLECEĞİ UYARISINDA BULUNAN PSİKİYATRİ UZMANI PROF. DR. NESRİN DİLBAZ, TÜKETİMİN ÖLÇÜLÜ BİR ŞEKİLDE OLMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK GÜNLÜK EN FAZLA 1-2 FİNCAN TÜKETİLMESİNİ TAVSİYE ETTİ.
Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, kafein yoksunluğu çeken insanlar tarafından en sık fark edilen semptomun şiddetli, yoğun baş ağrısı olduğunu söyledi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, kahve tüketimi ve kahve bağımlılığına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Kahveyi keyifli anlarda tüketiyoruz
Günümüzde tüketimi artan kahvenin genellikle keyifli ve mutlu hissedilen anlarda içildiğini kaydeden Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, ölçülü tüketimin önemine işaret etti. Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, kahve tüketirken de her şeyde olduğu gibi “azı karar çoğu zarar” sözünün akılda tutulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “İnsan kahveyi mutlu olduğu zamanlarda içmektedir. Kendime güzel bir şey yapayım, kendimi ödüllendireyim bir kahve içerek ya da çok sevdiğim biri ile sohbet edeceğim bir kahve eşliğinde gibi bizi rahatlatan, stresimizi azaltan ve mutlu olduğumuz anlardır. Bu nedenle mutluluğumuza da eşlik ediyor, damarları genişletiyor, zihni açıyor, bunların yanı sıra özellikle mutlu anlarımıza eşlik ediyor olması daha da önemli geliyor bizlere.” diye konuştu.
Günde kaç kahve içilmeli?
Kahve tüketiminin miktarının önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “Günde yaklaşık 13-14 fincan kahve içen kişilerde, önce alınan miktar bu seviyelere gelene kadar 1-2 kahve ile başlayıp aynı hazzı alana kadar miktar artmaya başlamaktadır. Bu miktar ölçülü bir şekilde olmalıdır ve çok fazla tüketilmemelidir. Günlük en fazla 1-2 fincan kahve tüketimi normal olarak görünmektedir.” dedi.
Dozu kaçırıldığında kafein, bağımlılığa yol açabiliyor
Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “Kafein uyarıcı bir madde olduğundan, kafein kullanıcıları, kafeinin onlara verdiği artan enerji ve uyanıklıktan yararlanırken, dozunu kaçırıp bunu bağımlılık haline getirebilirler. Bazı insanlar, işleriyle ilişkili zihinsel ve fiziksel aktivitelere yönelik enerjiyi ve ilgiyi artırmak için kafeinin uyarıcı etkilerinden yararlanırlar.” dedi.
Gerginlik ve baş ağrısı ortaya çıkabilir
Kişinin günlük alıştığı miktarda kahve içmediğinde kahveye ihtiyaç duyabildiğini belirten Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “Kişi bu durumda bir arama davranışı içinde oluyor. Kafein eksikliğinde bazı kişilerde gerginlik ve baş ağrısı durumları yaşanabilmektedir. Kahve tüketiminde öncelikle önemli olan tüketilen miktardır. Ancak miktardan da önemli olan durum ise kişinin aynı hazzı yakalayabilmek için miktarın artıyor olmasıdır. Biz bu duruma tolerans diyoruz, bağımlılıkta olmazsa olmazımızdır.” dedi.
Kafein yoksunluğunda şiddetli baş ağrısı çekilebilir
Kafein yoksunluğunun kafein bağımlısı olanlarda daha çok hissedildiğini ifade eden Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “Kafein yoksunluğu çeken insanlar tarafından en sık fark edilen semptom şiddetli, yoğun baş ağrısıdır. Genellikle çok yorgun ve hatta uykulu hissederler. Konsantre olmada zorluk çekebilir, depresif veya sinirli olabilirler. Kafein yoksunluğu çeken insanlarda bulantı, kusma, kas ağrısı veya grip benzeri semptomlar da yaşanabilir. Enerji eksikliği, motivasyon düşüklüğü de görülebilir.” dedi.
Kahve bağımlılık yapar mı?
Kahvenin içerdiği kafein nedeniyle bağımlılık yaptığını ifade eden Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, “Kahveyi almadığımız zamanlarda arama davranışı yani aşerme ortaya çıkar. Hamilelerin canları kışın nasıl erik isterse aynı bu durum gibi bu kişilerin kahve istiyor olmaları, yine almadıkları zamanlarda tüketmediklerinde yoksunluk ve ihtiyaç belirtilerinin oluşması, etrafında ve çevresindekilerin bu kişilerin kahvesi ile şikayetçi olması yani ‘Çok içiyorsun’ ya da sabah kalkar kalkmaz ilk iş eline kahveyi alıyorsa yavaş yavaş bağımlılıktan söz etmemiz gerekmektedir.” dedi.
Gençleri tehdit ediyor
“Kahve dayatılan bir kültür olmaya başladı ve çay tüketimi azaldı” diyen Prof. Dr. H. Nesrin Dilbaz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ayrıca kahve uyku kaçırır ve yemekten sonra düşebilen kan şekerinin ardından kahve tüketilmesi ile birlikte kişi kendini dopinglemiş oluyor. Özellikle bağımlılık ile ilgili kısmına baktığımızda bazı gençlerde görüyoruz, bizim ülkemizde de yavaş yavaş başladı. Yurt dışında da görüyorsunuzdur. Bazen biz özellikle terapilerde soruyoruz. Sabah kalkıp ilk gördüğünüz kişi kimdir diye sorduğumuzda tek cevap alıyoruz: Kafedeki barista. Çünkü o kadar yalnızlar ki sabah en erken saatte kalkıyor ve ilk işleri gidip bir kahve almak ve hayatlarına o şekilde devam etmek. Sabah uyanmak için, yemekten sonra oluşan rehaveti ortadan kaldırmak için ve öğrencilerde ise gece uyumamak için kafein tüketimi yapılmaktadır.”
TERCAN İLÇE STADI’NDA OYNANAN 1. AMATÖR LİG GÜRBÜZ ÇOBANOĞLU SEZONU BİRİNCİ HAFTA MÜSABAKASINDA TERCAN 17 ŞUBAT SPOR ERZİNCAN 1968 SPORU 1-0 YENEREK LİGE GALİBİYET İLE BAŞLADI.
(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT
Güzel bir havada maçın orta hakemi Adem Gömrükçü’nün başlama düdüğü ile başlayan maçın ilk dakikalarında iki takım birbirlerine üstünlük kurmaya çalıştılar. Taraftarın desteğinin arkasına alan Tercan 17 Şubat Spor maçın ilk yarısında atak bir oyun sergiledi. Maçta kazanmayı daha çok isteyen ve bir çok pozisyona giren Tercan 17 şubat spor maçın 36.dakikasında Rıdvan Palabıyık’ın golüyle 1-0 öne geçerken, bu gol ilk yarınında skoru oldu.
İkinci yarıya her iki takımda daha atak bir oyunla başladı. Maçın geri kalan bölümü karşılıklı ataklarla geçti.
Maçı Tercan 17 şubat spor Erzincan 1968 spor karşısında 1-0 kazanarak lige galibiyetle başlamış oldu.
Maç sonunda Tercan 17 şubat spor cephesinde büyük sevinç yaşanırken, Tercan 17 şubat spor Kulübü Başkanı Ömer Macit oyuncularını tek tek tebrik etti.
Maçı Orta Hakemi Adem Gömrükçü, yardımcılıklarını ise Zekican Atıcı, ve Adilhan Mayda, yaptılar.
AKCİĞER KANSERİ DÜNYADA KANSER TÜRLERİ ARASINDA EN SIK GÖRÜLEN VE YİNE EN SIK ÖLÜME NEDEN OLAN KANSER TÜRÜ OLARAK İLK SIRADA YER ALIYOR. ÖYLE Kİ TÜM KANSER ÖLÜMLERİNİN YAKLAŞIK 3’TE BİRİNDEN AKCİĞER KANSERİ SORUMLU OLUYOR.
Dünyada her yıl yaklaşık 2,2 milyon kişi sigaranın en önemli risk faktörü olduğu akciğer kanserine yakalanıyor ve 1,6 milyon kişi de bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Ülkemizde de akciğer kanseri oldukça yaygın görülüyor.
2020 yılında 40 binin üzerinde yeni akciğer tanısı konulduğu belirtiliyor. Akciğer kanseri, genellikle erken dönemlerinde fazla belirti vermemesi veya en tipik belirtisi olan öksürük geliştiğinde sigara içen kişilerin ‘sigara öksürtüyor’ düşüncesiyle hekime geç başvurmaları nedeniyle sıklıkla ileri evrede teşhis ediliyor. Tedavinin gecikmesi de hastanın hayatını kaybetmesine yol açıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, oysa gerek cerrahi tedavide gerekse diğer tedavi yöntemlerinde yaşanan önemli gelişmeler sayesinde özellikle erken tanı konabilen ve cerrahi olarak tedavi edilebilen akciğer kanserinden tamamen kurtulmanın mümkün olabileceğini belirterek, “Hastalığın erken döneminde tanı konabilmesi için yüksek riskli olarak belirlenmiş, yoğun sigara içen veya geçmişte içmiş olan 50 yaş üzeri kişilere her yıl düşük radyasyon dozlu bilgisayarlı akciğer tomografi çekimi yapılması öneriliyor. Bu sayede henüz hiçbir belirti vermemiş erken evre akciğer kanserinin yakalanması mümkün olabiliyor” diyor. Peki hangi belirtiler akciğer kanserine işaret ediyor, ne zaman hekime başvurmak gerekiyor? Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, “1-30 Kasım Dünya Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı” kapsamında akciğer kanserinin belirtilerini anlattı; önemli uyarılarda bulundu!
Öksürük
Akciğer kanserinin ilk belirtisi genellikle öksürük oluyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, öksürüğün tümörün havayolunu irrite etmesi veya tıkanıklıklar yapması sonucu geliştiğini belirterek, “Kronik sigara içenlerde özellikle sabahları, bir miktar balgamın eşlik ettiği, kronik öksürük yaşanabiliyor. Ancak önceden de var olan öksürükte artma veya öksürüğün karakterinde bir değişiklik hissedildiğinde hekime başvurmak yaşamsal önem taşıyor” diyor.
Kanlı balgam
Kanlı balgam akciğer kanserinin en özgül bulgularından biridir. Akciğer kanserinde ağızdan gelen kanama; derinden öksürükle gelen ve genelde balgamla birlikte, balgam içinde bir damla veya çizgi şeklinde oluyor. “Balgamda kan görülmesi hemen hekime başvurma gerekliliğinin işaretidir” uyarısında bulunan Prof. Dr. Erdal Okur, “Bazen burun ve dişetlerinde de kanama olup ağızdan veya balgamla karışık gelebiliyor. Bu nedenle her ağızdan kan gelmesi mutlaka akciğer kanseri demek değildir. Ancak özellikle orta yaş ve üstü sigara içen kişilerin bu konuda şüpheci olmalarında yarar vardır” diyor.
Nefes darlığı
Akciğer tümörünün havayolunu tıkaması veya akciğerlerde tümöre bağlı su toplanması nedeniyle nefes darlığı gelişebiliyor. Kronik sigara içenlerde, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) sık görülüyor ve bu hastalar nefes darlığı sorunu yaşayabiliyor. KOAH hastalarında akciğer kanseri de geliştiği zaman nefes kapasitelerinde bir miktar daha bozulma yaşanabiliyor. Kişi daha az efor sarf ettiğinde, örneğin merdiven çıkarken veya daha kısa mesafe yürüse bile hemen yorulduğunu hissediyor. Daha önce nefes darlığı yaşamayan kişilerde de fiziksel aktiviteyle nefes darlığı sorunu başlayabiliyor. Tüm bu bulgular hekime danışmayı gerektiren akciğer kanserinin sinyali olabiliyor.
Sık akciğer enfeksiyonu geçirmek
Tümör akciğerde havayolunda tıkanıklık yapabiliyor ve bu tıkanıklığın arkasında kalan akciğer kısmında enfeksiyon gelişebiliyor. Antibiyotik ile tedavi edilip düzelse de akciğer enfeksiyonu bir süre sonra tekrarlıyor. Prof. Dr. Erdal Okur, “Dolayısıyla art arda akciğer enfeksiyonu geçiren kişi bu durumda akciğerlerinde havayolunu tıkayan bir sorun olabileceği ihtimalini düşünmeli ve mutlaka hekimine başvurmalıdır.” diyor.
Ses kısıklığı
Ses tellerine giden sinirlerden özellikle sol tarafta olanı akciğerin yakınından geçiyor ve bu sinire akciğer tümörünün kendisi veya onun neden olduğu lenf bezi büyümesi bası yaptığı zaman hastanın sesinde tamamen veya kısmi kısılma başlayabiliyor. Ses kısıklığının başka nedenleri olsa da, özellikle akciğer kanseri için risk grubundaki kişilerin bu konuda dikkatli olmaları büyük önem taşıyor.
Göğüs, omuz ve kol ağrısı
Göğüs bölgesinde ağrı akciğer tümörünün göğüs duvarına ulaşması durumunda görülüyor. Devamlı künt ve hiç kaybolmayan bir ağrı şeklinde gelişiyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erdal Okur, “Akciğerlerin en üst tepe kısımlarında gelişen tümörler ise omuz ve kol ağrısına yol açabiliyor. Dolayısıyla başka neden olmadan ve 1-2 hafta içinde düzelme göstermeyen göğüs bölgesindeki ağrı akciğer kanserinin habercisi olabiliyor.” uyarısında bulunuyor.
Kilo kaybı, halsizlik
Çoğu kanser gibi akciğer kanserinde de vücutta yıkım artıyor, hastada kansızlık (anemi) gelişiyor. Hasta yavaş yavaş kilo kaybediyor ve kendini halsiz, bitkin hissedebiliyor. Bazen iştahı azalmamış olsa da ve iyi beslense de kilo kaybı devam edebiliyor. Dolayısıyla istemsiz ve diyet yapmadan oluşan kilo kaybı vücutta herhangi bir yerde gelişen kötü huylu tümörden kaynaklanabiliyor.
Nadir görülen diğer belirtileri
Boyun bölgesinde beze büyümeleri, yutma zorluğu, kol ve bacaklarda devamlı geçmeyen ağrılar ve hırıltılı solunum gibi diğer belirtiler de aslında ileri evre akciğer kanserinden kaynaklansalar da bazen ilk sinyali olabiliyor.
TERCAN’DA 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI’NIN 99. YIL DÖNÜMÜ DÜZENLENEN TÖRENLE COŞKUYLA KUTLANDI.
(TERCAN BÖLGE HABER GAZATESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT
Tercan Kaymakamı Cafer Kaymakçı , 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 99. yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde, Kaymakamlık Makamında tebrikleri kabul etti.
Tebriklerin ardından Mamahatun 17 Şubat Ortaokulunda devam eden kutlama programında Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasına müteakip, Kaymakam Cafer Kaymakçının günün anlam ve önemini vurgulayan bir konuşma yaptı ve program Mamahatun 17 Şubat Ortaokulu öğretmen ve öğrencilerinin hazırlamış oldukları “Cumhuriyet Destanı” adlı oratoryo gösterisi, şiirlerin okunması, koro şarkıları ve Cumhuriyetin Kuruluş hikayesini konu alan video gösterimi ile devam etti.
Programa Kaymakam Cafer Kaymakçı, Cumhuriyet Savcısı Cemre Saygın , Tercan Belediye Başkanı Lokman Gültekin,Jandarma bölük komutanı binbaşı Emre Çapan , İlçe Emniyet Müdürü Oğuzhan Aykırı, kurum amirleri, öğretmen, öğrenciler ve veliler katıldı.
ERZİNCAN’DA 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI’NIN 99. YIL DÖNÜMÜ DÜZENLENEN TÖRENLE COŞKUYLA KUTLANDI.
(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT
Valilik makamında gerçekleştirilen tebrik kabul merasiminin ardından Ordu Caddesi’ndeki kutlama törenine geçildi.
Düzenlenen törende, Erzincan Valisi Mehmet Makas, 59. Topçu Eğitim Tugay Komutanı Garnizon Komutan Vekili Tuğgeneral Ahmet Kasa, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, törendeki polis, asker ve vatandaşları üstü açık arabadan selamlayarak bayramlarını kutladı. Gerçekleştirilen selamlama merasiminin ardından tören; saygı duruşunda bulunulması ve 3. Ordu Komutanlığı Bölge Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na ilişkin mesajları okundu. Akabinde iki öğrenci tarafından şiirler okundu.
TERCAN İLÇESİNDE ANAOKULU ÖĞRENCİLERİ CUMHURİYET BAYRAMINI BÜYÜK BİR COŞKU İLE BİRLİKTE KARŞILADI.
(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDR COŞKUNFIRAT
Çocuklara vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi ve bilinci uyandırmak amacıyla Tercan Anaokulu minikleri, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutladı.
Anaokulu Müdürü ve sınıf öğretmenleri tarafından düzenlenen organizasyonda minikler, ellerinde bayraklarla okul bahçesinde marşlar söyleyerek tur attı.Şiirlerin okunduğu, şarkıların söylendiği kutlamalarda renkli görüntüler ortaya çıktı.
Etkinlikte okul koridorları, okul bahçesi ve panoları güncellenerek süslendi. Okul içerisinde ve bahçesinde tam bir bayram havası estirildi. Tercan Anaokulu minikleri Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutladı.Günler önce başlayan hazırlıklarla miniklerin tamamı, farklı performanslar sergiledi. Giydikleri baskılı tişörtler ve taktıkları şapkalarla büyük bir uyum içinde olan minikler, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramının anlam ve önemini öğretmenlerinden dinlediler.
Tercan İlçe Milli Eğitim Müdürü Yusuf İslam Çongara, “Törenimizin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm öğrenci, öğretmen ve çalışanlarımızı tebrik ediyor, Cumhuriyetimizin, 99. yılını coşkuyla kutluyoruz.” dedi.
Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Çongara, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. –
BİR ÖNCEKİ İLİMİZ VALİLERİNDEN M. İLYAS AKSOY TERCAN KAYMAKAMLIĞINI SONRA TARİHİ MAMAHATUN KERVANSARAYINI VE TERCAN MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİNİ ZİYARET ETTİ.
(TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ)HAYDAR COŞKUNFIRAT
Gerçekleşen ziyarette ilk olarak Tercan Kaymakamlığını ziyaret eden Emekli Vali Metin İlyas AKSOY, Kaymakam Cafer KAYMAKÇI ile bir süre görüştü.
Daha sonra tarihi Mamahatun Kervansarayını ve Tercan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret eden Emekli Vali Metin İlyas AKSOY, Kaymakam Cafer KAYMAKÇI’ ya misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti.
1985-1991 yılları arasında Erzincan’da görev yapmış ve ilimize pek çok hizmette bulunmuş Emekli Vali Metin İlyas AKSOY ve eşi Hanımefendiyi ilçemiz Tercanda ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kaymakam Cafer KAYMAKÇI, nazik ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerini iletti.
BEN ERZİNCANDA ANADOLU AJANSİNDA GOREV YAPTİGİM DONEMDE. ERZİNCAN VALİSİ OLAN METİN İLYAS AKSOY.HEM ERZİNCANI HEMDE TERCANİ ZİYARET ETTİ.
TERCAN BÖLGE HABER GAZETESİ OLARAK SAYIN VALİMİZ METİN İLYAS AKSOY’A HOŞ GELDİNİZ DİYOR SAGLIKLAR DİLİYORUM
İBB BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU, BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR HASTANESİ’NDE YATAN ESKİ BAŞBAKAN VE TBMM BAŞKANI BİNALİ YILDIRIM İLE AK PARTİ MİLLETVEKİLİ ŞAMİL AYRIM’I HASTA YATAKLARINDA ZİYARET ETTİ.
YETİŞ HALK HABER(HAYDAR COŞKUNFIRAT
Aynı hastanede yatan, Bartın Amasra’da yaşanan grizu patlamasından yaralı kurtulan 6 maden işçisinin aileleriyle de bir araya gelen İmamoğlu, “Bu an itibariyle devletimizin her kurumu hem kaybettiklerimizin yakınlarına hem burada sizlerin yakınlarına her türlü kucağı açacaktır. Evlatlarınız, evlatlarımızdır. Kardeşler, kardeşlerimizdir. El birliğiyle yaraları saracağız” diye konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Azerbaycan’da meydana gelen trafik kazasında yaralandıktan sonra Türkiye’ye getirilen ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde yatan eski Başbakan ve TBMM Başkanı Binali Yıldırım ile AK Parti milletvekili Şamil Ayrım, Bartın Amasra’da yaşanan grizu patlamasından yaralı kurtulan madenciler ve metrobüs kazasında yaralanan İETT şoförü Mahsun Kibar’ı hasta yataklarında ziyaret etti. Başhekim Prof. Dr. Nurettin Yiyit rehberliğinde ziyaretlerini gerçekleştiren İmamoğlu, Yıldırım’ı ziyaretinin ardından hastanede yatan 6 madencinin aileleriyle bir araya geldi. İmamoğlu, Başhekim Prof. Yiyit ile birlikte gerçekleştirdikleri ziyaretlerle ilgili kısa bilgiler verdi. 6 maden işçisinden durumu stabil olan İbrahim Çeliktaş’ı odasında ziyaret ettiğini belirten İmamoğlu, yoğun bakımda tedavileri devam eden Ayhan Akgül, Taner Şen, Erol Bulduk, İzzet Ak ve Remzi Taşkömür’ü görme olanağı bulamadıklarını aktardı.
“DEVLETİMİZİN HER KURUMU HER TÜRLÜ KUCAĞI AÇACAKTIR”
Bütün hastaların çok sıkı bir tıbbi takipte olduklarını belirten İmamoğlu, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Aileler, çok güzel bir ortamda, çocuklarıyla beraber. Çok değerli bir ev sahipliği yapıyor Başhekimimiz, kurumumuz. Sizler, hepimize emanetsiniz. Elbette kayıplarımız bizi çok üzdü. Derinden üzdü. Hepimizin başı sağ olsun. Ama kurtulanlar da bizim tabiri caizse buruk sevincimiz oldu. Onları da bir an önce sağlığıyla kucaklamak istiyoruz. Allah korusun onları. İyi bir tedavi süreciyle, umut ediyoruz en sağlıklı şekilde hayata tutunacaklar. Bu an itibariyle devletimizin her kurumu hem kaybettiklerimizin yakınlarına hem burada sizlerin yakınlarına her türlü kucağı açacaktır. Evlatlarınız, evlatlarımızdır. Kardeşler, kardeşlerimizdir. El birliğiyle yaraları saracağız. Allah bir daha göstermesin. En tedbirli şekilde bu süreçleri daha iyi nasıl kollayabiliriz, koruyabiliriz, teminat altına alabiliriz… Elbette onu da düşünmek zorundayız, onu da sağlamak zorundayız. Tekrar hepimize geçmiş olsun. Hepimizin başı sağ olsun. Biz de takipteyiz. Sağ olsun başhekimimiz, bütün bilgileri bizimle bütün içtenliğiyle ve açıklığıyla paylaştı. Bize de düşen bir şey olduğunda buradayız, devletimizin her kurumunun, her biriminin olduğu gibi. Başımız sağ olsun. Allah korusun tedavi gören dostlarımızı.”
Coşkunfırat Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesiyle perçinlediği, kimsesizlerin kimsesi Türkiye Cumhuriyetidir kalıcı huzur ve adalet talebine ancak Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandırdığımızda ulaşılabilecektir.
Özgürlük ve bağımsızlığı karakteri kabul eden Atatürk’ün kurucusu olduğu cumhuriyetimizin temelinde, mevcut anayasamızda da vurgulanan “Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti” anlayışı vardır.
Mustafa Kemal Atatürk “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa, kazanılan zaferler kalıcı olmaz” uyarısı da özgürlük ve bağımsızlığımızın yol haritası niteliğindedir..
Ancak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde ve eşsiz iradesiyle Milli Kurtuluş Savaşı’nı başarıyla tamamlamış ve cumhuriyeti kurmuş olan ülkemiz, bugün de içinde bulunduğu zor koşulları ortadan kaldıracak birikime sahiptir Türkiye, cumhuriyete ve demokrasiye kalpten bağlı milletimizin verdiği güçle büyük ve kalıcı hedeflerine mutlaka ulaşacaktır.
Bu duygu ve inançla 99. yaşını kutladığımız Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve terörle mücadelede şehit olan kahramanlarımızı rahmetle anıyorum.